YAYIN AKIŞI

[10]

Mutluluğa Nasıl Ulaşırız?

Günümüzde psikoloji kavramının tam olarak yerleşmediğine inanıyorum. Hala pekçok insan psikolojinin ve bir psikoloğun kendilerine mucizevi bir çözüm ile gelip herşeyi bir anda düzelteceğine inanmaya devam etmektedir...
Mutluluğa Nasıl Ulaşırız?
İşin gerçeği yıllar içinde gelişen sorunların birkaç hafta içinde yok olmasını beklemek, saf bir çocuğun bir perinin gelip sihirli değneği ile balkabağını bir arabaya çevirmesini beklemekten daha farklı değildir.

Birçok kişi çevresindeki insanların kendilerini hasta ettiğine inanır, ya da çevresel koşulların onları bu duruma ittiğini düşünür. Dolayısıyla bu etkenlerin düzelmesi ve istedikleri türden bir yaşam sağlaması için imkansız bir mücadele içine girerler. Çoğu kez öfke, kızgınlık duyguları, zaman içinde başarısızlık hissini ve beraberinde kendine güvensizlik duygularını getirir. Oysa kişi çevresindeki insanları ve koşullarını olduğu gibi kabul edip bunlarla başetmenin yollarına bakmaya başladığı zaman ancak sağlıklı bir gelişim mümkün olabilir. Ne yazık ki gerçek yaşam, hayallerimizdekinden farklıdır ve bunu kabullenmek belkide en zor olanıdır.

Psikolog size bu süreçleri kabullenmenizi, nasıl başetmeniz gerektiğini ve duygusal olarak başka insanların etkilerinden bağımsız olmayı başarmanızı sağlamaya çalışır.

Olgunlaşmanın ve büyümenin temel işaretlerinden biri olarak insanın kendi ayakları üzerinde durabilmesi gösterilir. Birçok kişi bunu fiziksel olarak algılar ve para kazanmak anlamına geldiğini düşünür. Gerçekte olgunlaşmanın para kazanmak ile hiçbir alakası yoktur. Duygusal olarak kişinin kendi sorumluluğunu üstlenebilmesi demektir.

Sorunlar karşısında ne yapması gerektiğini bilen, çözüm üretebilen, çevresindeki insanları suçlamak yerine onları anlamayı başarabilen, kendisi kadar çevresindeki insanlarında yaşamlarını geliştirmeyi başarabilen insanlar gerçekten sağlıklı, olgun ve kendi ayakları üzerinde durabilen kişilerdir.

Bütün bunların başarılabilmesi için, insanın kendisini tanıması, çevresinde olup bitenleri bilmesi, yaşamının ve duygularının kontrolünü elinde tutuyor olması gerekir. İşte bir psikolog insanın kendisini tanımasını, duygularını tahlil etmesini, neyi neden hissettiğini anlamasını, kendi çözümlerini üretmesini ve hepsinden önemlisi duygularının kontrolünü ele almasını sağlamak için çalışır.

Psikolog size mutsuzluk veren eşinizi, nefret ettiğiniz patronunuzu, iletişim kurulması imkansız olan iş arkadaşınızı ya da size ihanet eden dostunuzu iyileştirip sizin arzu ettiğiniz insan haline getiremez. Fakat sizin bu insanları oldukları gibi kabul etmenizi ve onlarla birlikte yaşamayı öğrenmenizi, onların size karşı davranışlarından duygusal olarak etkilenmemeyi ve istemediğiniz durumlardan çıkmanız için ihtiyacınız olan gücü bulmanızı sağlamaya çalışır. Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi yaşamı yaşarsanız yaşayın, trajik, acı veren, aşırı derece üzücü olaylarla karşılaşacaksınız.

Birçoğumuz yaşamdaki problemler karşısında, küçük bir çocuğun annesi tarafından beslenmesine muhtaç olması gibi çaresiz hissederiz. Bizi terkedip giden sevgilinin ardından acı içinde günler geceler geçirir, ağlarız, yemekten kesilir, dünyaya küseriz. Tıpkı küçük bir çocuğun karnında duyduğu bir ağrı gibi, ne yapacağımızı bilemeden, çaresizce bu acıyı çekeriz, ta ki annenin gelip karnını doyurması gibi, birisinin gelip her şeyi bizim için çözmesine kadar. Ne yazık ki gerçek yaşam farklıdır. Sevgiliniz terk ettiğinde, bir süre ağladıktan ve gerekli dersleri çıkardıktan sonra, ayağa kalkıp, mutlu olmayı başarmak, kendi hayatınızı düzene koymak sizin görevinizdir. Şikayet etmek, insanlara kızmak, dünyaya küsmek ve kendinizi suçlu hissetmek pasifçe kendi ayaklarınız üzerine kalkmayı reddetmekten başka bir şey değildir. Yaşamdaki sorunlardan muaf tutulmayı ve birilerinin size mutluluk vermesini umut etmek, beklemek hatta talep etmek, sizi daha fazla psikolojik sorunların içine sokmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sonuç olarak mutlu olmak, insanın kendi sorumluluğudur. Kısaca yaşamda her insanın baş etmek zorunda olduğu pek çok farklı trajedi yaşanıyor ve yaşanmaya devam ediyor. Her şeyin mükemmel olduğu bir ülke, bir şehir, bir köy, bir aile, bir insan bulmak mümkün değil. Sağlıklı diye gördüğünüz insanlar gerçekte sorunlardan muaf tutulmuş şanslı insanlar değil, tam tersine sorunları ile baş etmesini öğrenmiş ve bunlara rağmen mutlu olmayı başarabilen insanlardır.

İşte Psikoloji bilimi ve bir psikolog size yaşamınızdaki sorunlarla nasıl baş edebileceğinizi bulmanızda yardımcı olur.
Kendi gücünüzü keşfetmenizi ve başkalarının sizin için hayatınızı düzeltmesini beklemek yerine kendi ayaklarınız üzerinde durmanızı ve hayatınızın sorumluluğunu üzerinize almanızda yardım eder...
Mutluluğa Nasıl Ulaşırız? Mutluluğa Nasıl Ulaşırız? Reviewed by Modarops on Mayıs 14, 2018 Rating: 5